Nehir ayrıca Bakanlık verilerine göre Muş’un, çevremizde bulunan iller arasında havası en temiz il olduğunu belirtti.
Havaların iyice soğuduğu şu günlerde özellikle sabah ve akşam saatlerinde yakılan kalorifer ve sobalardan çıkan dumanın hava kirliliğine neden olduğu görülürken, İl Çevre ve Orman Müdürlüğünce çeşitli bölgelere kurulan Hava Kalitesi Ölçüm cihazlarının uyarı alarmı vermediği öğrenildi. Hava ve çevre kirliliğinin önlenmesi için sürekli açıklamalarda bulunan ve vatandaşları uyarın İl Çevre ve Orman Müdürü Rıfat nehir, yapılan uyarıların ve kesilen cezaların işe yaradığını belirterek, Hava Kalitesi Ölçüm cihazlarının bu güne kadar kirlilik alarmı vermediğini ifade etti. Nehir “yapmış olduğumuz uyarıları dikkate alan vatandaşlarımızın bu duyarlılıkları bizleri de zor durumda bırakmadı. Tabii ilimizde de hava kirliliği var. Ama zarar verecek boyutta değil. Havamızın kirlilik oranı arttığı zaman Hava Kalitesi Ölçüm cihazlarımız alarm vererek bizleri uyarır. Çok şükür bu güne kadar böyle bir durum ile karşı karşıya gelmedik” diye konuştu.
HAVA KİRLİLİĞİNİN TEMEL SEBEBİ ISINMA
Hava kirliliğinin nedenleri hakkında açıklamalarda bulunan Muş İl Çevre ve Orman Müdürü Rıfat Nehir, “Türkiye’de özellikle kış mevsiminde bazı şehir merkezlerinde meteorolojik şartlara da bağlı olarak hava kirliliği görülmektedir. Kış aylarında ısınmadan kaynaklanan hava kirliliğinin temel sebepleri; düşük vasıflı yakıtların iyileştirilme işlemine tabi tutulmadan kullanılması, yanlış yakma tekniklerinin uygulanması ve kullanılan yakma sistemlerinin isletme bakımlarının düzenli olarak yapılmaması seklinde sıralanabilir. Ancak ısınmada doğal gazın ve kaliteli yakıtların kullanılması sonucu özellikle büyük şehirlerde hava kirliliğinde 1990’lı yıllara göre azalma olmuştur. İlimizde doğal gaz olmadığı için kalorifer ve soba kullanılmaktadır. Sanayi tesisleri kurulurken yer seçimindeki yanlışlıklar da hava kirliliğinin olumsuz etkilerini artırmaktadır. Kömüre dayalı termik santrallerde kullanılan yerli linyitlerin yüksek kükürt oranı ve bunlara ait arıtma sistemlerinin olmaması nedeniyle SO2 emisyonları problem oluşturmaktadır. Şehirlerde yaşanan hava kirliliğinde, artan motorlu taşıtlardan kaynaklanan zararlı egzoz gazları da sorun teşkil etmektedir” diye konuştu.
HAVA KALİTESİNİN KONTROLÜ İÇİN YAPILAN ÇALIŞMALAR
Hava Kalitesinin kontrolü için yapılan çalışmalar ile ilgili bilgiler veren Nehir, “ Bakanlığımızca her yıl hazırlanan Hava Kirliliğinin Kontrolü ve Önlenmesi Genelgesi ile hava kalitesi ölçüm istasyonlarından elde edilen yıllık ve kış sezonu (Ekim-Mart) ortalamaları Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği’ndeki değerlerle karşılaştırılmak suretiyle Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü (IKHKK) Yönetmeliğinin 28 nci maddesine göre illerin kirlilik grubu ve kullanılacak yakıt özellikleri belirlenerek ve bu yönetmelikte belirlenen amaçlara ulaşmak için uyulması gereken hususlar Valiliklere bildirilmektedir. Valilikler Genelge kapsamında yakıt programlarını hazırlayarak uygulamaya koymaktadırlar. Bu çerçevede 81 ilden gelen Mahalli Çevre Kurulu Kararları anılan Genelge kapsamında değerlendirilmekte, yerli kömürler ile ilgili gerekli yazışmalar yapılmaktadır” diye konuştu.
Günaydın Muş Gazetesi


